ÇIĞLILĞIN ADIMLARI... (Şiir Kitabı Tahlili)
21 Şubat 2009 19:03 | suattutak09 | 0 fav | 0 yorum
| Etiketler:
adımlar
,
haykırış
,
kitap adı
,
tahlil
,
çığlık
(Şiir Kitabı Tahlili)
"ÇIĞLIĞIN ADIMLARI" nı okuyorum kaç gündür. kuyup geçtiğim şiirlerinde seninle birlikte,seni ve senin hayatını, mısra mısra bende aynen yaşıyorum. Ve seni, her okuduğum şiirinde daha iyi tanıyorum. Sanki tüm yaşamını o mısralara, o mısra aralarına bir bir yerleştirmiş, nekşetmiş gibisin...Sende özel, sende gizli olan yaşamının gizlerini artık, bir bir çözüyorum. Ne güzel de anlatmışsın her olayı tek tek... Şimdi sana daha da hayranım. Yalın bir dille, çocukça bir saflıkla, şiir diliyle yaptığın anlatım, beni çok etkiledi. Şunu yürekten söylüyorum. Birçok edebiyatçı seninkadar saf bir dille, bu kadar yalın bir anlatımla Türkçe'mizi kullanamaz. Mısralarında hiç de yalancı ve yabancı kökenli söz ve dil kullanmadan, öylesine anlaşılır, öylesine öz Türkçe kelimeleri seçip kullanmışsın ki,her okuduğum mısradan sonra sana olan hayranlığım bir kat daha arttı.Kutlarım seni sevgili dostum. Gerçekten özelliğini,özelkişiye yakışır bir şekilde ortaya koymuşsun. Çok çok özel olduğunu, özel bir insan olduğunutekrar tekrar göstermişsin... Seninle gurur duydum.
Türkü türkü coşmuşsun şiirlerinde. Biliyor musun? İnsanın sana aşık olası geliyor. Çok özelsin. Söyler misin? Niye bu kadar güzelliklere sahipsin? Hayat dolusun. neşelisin. Huzur ve mutluluk saçıyorsun. Çiçeği gören arılar gibi, pekmezin kokusunu alan sinekler gibi insanlar sen den ayrılmak istemiyorlar. Bu kadar tatlı, bu kadar sevecen, bu kadar cana yakın olman mı gerekliydi? Niye böylesin sen? Daha doğrusu böyle nasıl olabildin? Olabiliyorsun... Çok insan için imkansızı, zoru nasıl da başar mışsın. Gel de hayran olma? Gelde, seni sevme... Gel de diz çöküp dizlerinin dibine, köleliği kabul etme. Sen böyle olunca, seni tanıyan insanlar, senden nasıl kopsun, ayrılsın? Ayrılabilsin... Bu mümkün mü? Hayatta değil. Benim için hiç değil. Ne yapacağım ben seninle, senin bu cana yakınlığınla? Sen bir kişiye ait olamazsın artık... Topluma mal olmuşsun. İnsanlar seni alıp bağrına basmışlar... Hepsinin sevgilisi olmuşsun. İDOLÜ olmuşsun. Bu saatten sonra seni kim elinden bırakır, gönlünden çıkarır, kalbinden silebilir? Bu hiç olmayacak şey... İmkansız.
Gözüm korktu senden... Sen, kimseye ait olamazsın, kimseye bağlanamazsın. Tek kişiyle yaşayamazsın... Paylaşmanın tadına varmış, öğrenmişsin. Tek kişinin sevgisi sana yetmez artık. Eski çağlardaki gibi sevginin TANRIÇASI olmuşsun, güzel dostum... Sana sahip olmak zor. Çünkü tüm insanlar; senin sevgilin olmuş, hayatın olmuş... Gördüm ki; herkes gözünün içine bakıyor, senden başkasını görmüyor.Kıskanmadım desem yalan olur. Hem sevdim, hem kıskandım, hem de daha çok hayran oldum. Değerini daha çok öğrendim. Döndüm sonra kendimden gurur duydum. Senin gibi ender bulunacak bir insanı kendime, gönül dostu seçtim diye... Evet sen, müstesna bir insansın. Sıra dışı bir özelliğin var. Allah'ın özenerek, özel yarattığı insanlardan birisin.
İyi ki seni tanıdım. İyi ki senin arkadaşın oldum. Dostun oldum. Özelinin özeli oldum. Bu bana büyük gurur verdi. Mutluluk verdi. Amma şimdi korkuyorum... Özellerin özeli olan bir insanı, arkadaşımı yani seni, diğer insanlarla nasıl paylaşırım? Şimdilerde bu sorunun cevabını aramaya başladım. Bana yardımcı olur musun? Biliyorsun önceleri zaten, sensiz olamazdım. Şimdi sana daha çok ihtiyacım var... Ne olur yardım et. Şimdi ben ne yapacağım? Elini uzat bir daha ne olur? Ver avuçlarıma. Ve, kilitlensin parmaklarımız... Bir daha ayrılmasın. Olur mu? Özel sevgilerin özeli kal. Ne olur, bu iyiliği yap bana... Sevgiyle kal olur mu?
02. 11. 2008
Suat TUTAK
